Zülfü Canpolat Avrupa Elazığlılar Derneğinde
Pazartesi, 28 Aralık 2009 21:04

 

Elazığlı yazar Zülfü Canpolat Avrupa Elazığlılar Derneği’ni (AED) ziyaret ederek CANPOLAT isimli 2.kitabını tanıttı. “Türkiye'nin yakın tarihinin ve siyasal-kültürel yaşamın farklı boyutlarını  anlatan ve Elazığ'dan Kurtlar Vadisine uzanan çarpıcı bir yaşam öyküsünü içeren “CANPOLAT“ ismindeki kitap Avrupa Kitapevlerinde satısa başlandı. Kitabın Yazarı Zülfü Canpolat, AED Genel Sekreteri Cihan Ural’a kitap hakkında detaylı bilgi verdi.

Elazığlı yazar Zülfü Canpolat Avrupa Elazığlılar Derneği’ni (AED) ziyaret ederek CANPOLAT isimli 2.kitabını tanıttı. “Türkiye'nin yakın tarihinin ve siyasal-kültürel yaşamın farklı boyutlarını anlatan ve Elazığ'dan Kurtlar Vadisine uzanan çarpıcı bir yaşam öyküsünü içeren “CANPOLAT“ ismindeki kitap Avrupa Kitapevlerinde satısa başlandı. Kitabın yazarı Zülfü Canpolat, AED Genel Sekreteri Cihan Ural’a kitap hakkında detaylı bilgi verdi.

 
Zülfü Canpolat, Türkiye’nin en karışık dönemlerinde ve gençlik yıllarında yaşadıklarının yeni yetişen gençlere örnek olması ve gençliğin kendisinin düştüğü hatalara düşmemesi ve tecrübelerinden faydalanmaları için “Canpolat“ kitabını yazmaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
 
AED ziyaretinde yazar Zülfü Canpolat, AED Genel Sekreteri Cihan Ural’a imzalı bir kitabını hediye etti. Zülfü Canpolat’ın ziyaretinin çok anlamlı olduğunu ifade eden Cihan Ural “Canpolat” kitabının çıktığını ve Türkiye’deki kitapevlerinde satışa başlandığını öğrenmiştim. Canpolat kitabının Avrupa Kitapevlerinde de satışa başlaması bizim için müjde oldu. Gerçek bir hayat hikayesi ve hayat mücadelesinden, yılların vermiş olduğu tecrübe birikimine kadar bütün konuların kaleme alındığı Canpolat kitabı Avrupa’da yeni yetişen gençlerimize ışık olacaktır. Zülfü Canpolat’a Avrupa’daki Elazığlılar adına teşekkürü borç biliriz.” Dedi.
 
 Devletin savunucusu ve taraftarı iken devlet tarafından 12 eylül 1980’de nasıl sopalandıklarını ve nasıl dayak yediklerini ifade eden Canpolat, devleti sevmenin şeklinin bize yanlış aktarıldığını ve 12 Eylül döneminde kendilerine “Siz devleti savunurken aslında siz devleti yıkmaya çalıştınız” suçlaması ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.  Canpolat kitabında, Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durumu analizi yaparak soru cevap şeklinde takdim ettiklerini belirten Zülfü Canpolat , okuyucu kitabı okurken sıkılmadan akıcı bir şekilde ve rahatca okuyabileceğini söyledi. Kitabı yazarken doğduğu, yaşadığı ve gençlik yıllarının geçtiği yerlerden ve hayatında kendisini etkileyen şahıslardan kesitler sunan yazar Zülfü Canpolat “Hayatımada en çok etkilendiğim şahıslar; Rahmetli  Muhsin Yazıcıoğlu, Alparslan Türkeş, Abdullah Çatlı, Elazığ’da Tayyar Baba ve Hacı Hulisi Yahyagil” şeklinde sıraladı.
 
İslami cemaatler ve Ülkücü camia da yaşadığı tecrübe, intibahları, iş hayatı ve sinama tecrübelerini de kitaba aktardığını ifade eden Canpolat “İnsan hayatında kendisini Allah’a ve refaha kavuşturan islamın büyüklüğü, derinliği ve zerafetini yazmaya çalıştım.” dedi.
 
Canpolat kitabında, kendi yazdığı şiirlerinin yanı sıra konusuna göre başka şairlerin şiirleri ile süslendiğini ifade eden Zülfü Canpolat kitap içerisinde ela alınan konuları şu şekilde sıraladı ;  
ihtilal sonrası hapishanelerde neler yaşandı?, Diyarbakır'da 12 Eylül mahşeri nasıl yaşandı ve faili meçhul cinayetler neden hâlâ çözülemedi?, Muhsin Yazıcıoğlu Başbuğ varisiyken neden MHP'den ayrılıp BBP'yi kurdu?, Ülkücü camia açısmdan 28 Şubat ve Abdullah Çatlı ne ifade ediyor?, Avrupa Nizam-ı Alem federasyonu nasıl kuruldu?, Kurtlar Vadisi dizisi nasıl ortaya çıktı?, Polat Alemdar karakteri gerçek hayatta kim?, Deli Yürek. Kurtlar Vadisi. Pars Narkoterör'ün arkasmda kimler var?
Hollywood, Kurtlar Vadisi Irak filmi için kimi tehdit etti?
 
Kurtlar Vadisi filmi nasıl oluştu ?
Almanya’da Nizam-ı Alem Federasyonu kurucu genel başkanlığı da yapan Canpolat, Pana filmden Raci ve Necati Şaşmaz’ın da yakın akrabası. Canpolat, kitapta Kurtlar Vadisi dizisinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor: “Kurtlar Vadisi Raci Bey’in projesiydi ve onun kafasında zaten oluşmuştu. Biz Cannes’da iken Osman Sınav’la tartışıyorduk. Acaba Deli Yürek’in reytingini yakalayacak bir dizi yakalayabilir miyiz? diye düşünüyorduk. Ben yapabiliriz hocam dedim. Siz Deliyürek’le bir halk kahramanı oluşturdunuz, bir de devlet kahramanı yapalım. Gizli bir kahraman… Mafyanın, çetelerin içine girecek, savaşacak. Devletin ne kadar güçlü olduğunu, ne kadar iyi çalıştığını halka anlatacak. Sonunda bu mafyayı imha edecek. Ama bu mafyanın başında bir baron ve onun da konsülü olmalı.Bu konsülde de mafyayla, kumarla ilgilenen, ne kadar kötü iş varsa ona bulaşan büyükler olmalı. Bu baron da bir dış güce sırtını dayamalı.
Dönünce Raci Bey’le ve Ömer Lütfü Bey’le konuşmuşlar. Kendisi beni davet etti. Bodrum’da mütevazı bir otelde kaldık. Bir dostunun oteliydi. Esasları, omurgayı oluşturacak şekilde 8-9 tane kasete okuma yaptım. Sonra birinci bölümün senaryosu ortaya çıktı. …55. bölüme kadar beraberdik…” şeklide açıkladı.
Kurtlar vadisi dizisinde Polat Alemdar ile Zülfü Canpolat arasındami ilişki açıklayan Canpolat “Sağolsun Raci bey beni çok sever. Ben de onu çok severim. Bizi sevdiği için baş karaktere Conpalat ismini verdi. …Polat Abdullah Çatlı değil…” dedi.
ZÜLFÜ CANPOLAT KİMDİR?
Elazığ, Palu’da doğdu. İlk, ortaokul ve Lise’yi Elazığ’da bitirdi. 1978 de Fırat Üniversitesi DMMA Makine Bölümüne kayıt yaptırdı. Anarşinin dorukta olduğu dönemlerde eğitimini tamamlayamadan üçüncü sınıfta iken ayrıldı. Hacettepe Vakfında bilgisayar teknolojisi Biltek Bilgisayar kursunu bir yılda başarıyla bitirdi ve Biltek’te beş yıl çalıştı. Beş yıl İMSA şirketi, Coca Cola fabrikasında bilgi işlem müdürü olarak görev yaptı. İki yıl Yeni Düşünce gazetesi müessese müdürlüğü yaptı. Altı ay Almanya’da F.A.Z. Gazetesinde EDV sistemi üzerine kurs gördü.
1994 – 1998 yıllarında Almanya’da Nizam-ı Alem Federasyonu kurucu genel başkanlığı yaptı. 1998’den itibaren sinema ve ticaret ile iştigal etti. Pars Narko Terör ve Şahların Labirenti dizilerinde konsept danışmanlığı yaptı. İngilizce ve Almanca bilen canpolat,  evli ve iki çocuk babası.